Ergenekon Davası karara bağlandı bağlanalı Türkiye gündemi çok hızlı şekilde süreci analiz etme gayretine girişti. Sanıkların aldığı cezalar, tahliyeler, deliller, Yargıtay süreci gibi enine boyuna halen de incelenmekte. Hukuki Gündem olarak analiz edeceğimiz konu yine bu satır başından olacak. Ancak pek de tahmin edemeyeceğiniz ve şu ana kadar kimsenin değinmediği bir konuya temas etmek istiyorum.
Syn. Başbakan Erdoğan’ın karar sonrası verdiği ilk demeçte öyle bir konuya değindi ki ileri süreçte yargı sistemimizi kökten yenilenmesine neden olabilir bir konuya gönderme yaptı. Bu bir ima mı bilemiyorum ancak incelemeye değer.
BAŞBAKAN ERGENEKON KARARI SONRASI NE DEDİ?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Bayram namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlamış, Ergenekon davası kararları sonrası sessizliğini bozmuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlarken bir sözü dikkatimden kaçmadı ve şu şekilde dile getirildi. “ … En önemli savcı, en önemli hakim millettir. Onun için zaten egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyoruz. Yargıda da biliyorsunuz son söz milletindir denir… ” şekilde ifadelerde bulunan Syn. Başbakan bir şeye dikkat çekiyordu.
Peki Syn. Başbakan bu sözü söyleyerek neyi ima etmiş ki? Dediğinizi duyabiliyorum. İşte size kısaca bu sorunun cevabı; halkın yargıya dahil olması yani Jüri Sistemi.
JÜRİ MEKANİZMALI YARGI SİSTEMİ
En kısa anlatımı ile Jüri Sistemi, mahkemede görülen bir dava hakkında kararının hakim tarafından değil de, tarafsız ve bağımsız şekilde seçilmiş belli sayıda vatandaş tarafından verilmesi durumudur.
Biraz daha ayrıntılı hale getirmek gerekirse, bir Mahkeme; Hakim, Savcı (İddia Makamı) ve Avukat (Savunma Makamı) ile 3 ayak üzerinde taraflandırılabilir. Savcı, sanık hakkında yöneltilen suçlamaya konu olan cezayı almasını sağlamaya, avukat ise sanığın haklarını korumaya uğraşır.
Peki hakim ne yapar? Türk hukuk sisteminin de dahil olduğu kıta avrupası hukuk sistemi; hakim egemen bir yargılama mantığına dayanır. Yargı ayrılığı ve hakimlerin bağımsızlığı vardır ve yargı kararlarına hukukun yardımcı kaynakları olarak değer verilir.
Anglo- saxon hukuk sisteminde maddi gerçek Jüri tarafından bulunur ve kararı gene bu topluluk verir. Bu sayede “jüri sistemi” ile halkın hukuka katılması sağlanır. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Fransa ve Belçika gibi Avrupa ülkelerinde de farklı şekillerde de olsa kullanılan Jüri Sisteminde Hakimin rolü sınırlı ve etkisi daha düşüktür. Hakimin temel işlevi Jürinin bağımsız ve başarılı şekilde karar vermesini sağlamaktır. Delillerin incelenmesi, savunma ve iddiaların yapılması sırasındaki duruşma disiplini hakim tarafından sağlanır.
Bu sistemde hakimi tarif edebilecek en doğru kelime sanırım “Hakem” olacaktır. Çünkü kuralların belli olduğu alanlarda bu kurallara riayet edilmesini sağlayan kişi hakimdir. Jüri sistemindeki temel amaç, katı kuralları olan aristokrat bir yapının oluşmasını önleyerek, vatandaşların görev ve sorumluluklarını canlı tutmak, kişisel zaaf ve tedirginliklerin mahkeme kararlarına yansımamasını sağlamaktır.
Ancak Jüri sisteminin de her sistemde olduğu gibi zaafları vardır. Kararı veren kişilerin hukuk bilgisinin olmaması bu sorunun en büyüğüdür. Kanunların bilinmemesi sonucunda yanlış tespitler yapılabilecek, dosyanın hukuki bir çerçeveden incelenememesine neden olunacaktır. Jüri üyelerinin sanık olan kişilerden etkilenmesine, şahsi fikir ve ideolojisinin karara etki etmesine neden olabileceği ihtimali de mevcuttur.
Tabi anglo-saxson sistemini benimseyen ülkeler arasında Jüri-Hakim ortak kararı benimseyen sistem ve yargılamalarda mevcuttur. Ancak hiçbir ihtisası olmaksızın hukuk ve adalet üzerinde fikir yürütmek hatta karar verme iradesi göstermek ne kadar doğru olabilir bilemiyorum.
SON SÖZ OLARAK; Sayın Başbakan yargıda da son sözün millette olduğunu söylemiş olsa da umarım bu benim anladığım anlamda bir jüri sistemi mantığı değildir. Çünkü Türkiye erkler ayrılığı sistemi içerisinde yargı kolunu bağımsız şekilde yürüten Hakimler eli ile sağlamaktadır. Eğer bu konuda söz milletin olacak ise yukarıda dediğim unsur ve hususları tekrar tekrar ele almak gerekir. Herkese Saygılar…