SON TV

Seçmen devletine sahip çıktı

Seçmen AK Parti’ye 7 Haziran’da kaybettirdiği 9 puanı iade etti.

Türkiye seçmeni şaşırtmaya devam ediyor.

7 Haziran’da AK Parti’den başka partilere giden emanet oylar, AK Parti’ye geri döndü.

7 Haziran’da AK Parti seçmeni, 1 Kasım’da ise CHP, MHP ve HDP seçmeni kendi partilerine çok ciddi mesajlar verdi.

Görünen bir gerçek var ki seçmen artık 70’li ve 80’li yılların seçmeni değil!

Türkiye’nin sosyolojisi değiştikçe siyasal kültürel tepkileri de aynı oranda değişim ve gelişime uğruyor.

Seçmen sadece 3 partiye değil özellikle –Adil Gür hariç- bütün anket şirketlerine de adeta güzel bir ders vermiş oldu.

Sessiz derin muhakemenin, sağduyunun sandıktaki sürprizi herkesi, AK Parti kurmaylarını dahi şaşırttı.

Seçim sonuçlarına göre AK Parti, 7 Haziran’a göre oy oranını yüzde 8.6, seçmen sayısını 4.5 milyon artırmayı başararak 317 vekille tek başına iktidarını garantilerken CHP gücünü korudu.

Seçimin asıl kaybedeni vekillerinin yaklaşık yarısını kaybeden MHP ve HDP oldu.

4 milyon 805 bin seçmen, AK Parti’ye yöneldi.

Bu yönelimi besleyen 3 kaynak oldu; MHP seçmeni, Kürt oyları ve Saadet-BBP ittifakı.

HDP, Haziran ve Kasım ayı içerisinde 1 milyon oy kaybetti.

Bu oyun çok azı CHP’ye gitti.

Kürt seçmenlerin yaşadığı şehirlerde oyun değişim adresi AK Parti olarak görülüyor.

AK Parti’ye yönelen oyların en büyük ikinci kaynağı Kürt oylarıdır.

7 Haziran’da HDP’ye oy veren muhafazakâr küskün seçmen, çözüm sürecinin sona erdirilişi, Güneydoğu’da asker, polis ve vatandaşlara yönelik terör olaylarının tırmanması ve kaos ortamının büyümesini sağduyu ile okudu.

Kandil’in sert açıklamaları, kanton ve özerk bölge ilanları HDP’ye giden muhafazakâr emanet Kürt oylarını yeniden AK Parti’ye çevirdi.

7 Haziran sonrasında Erdoğan ve Davutoğlu’nun çözüm sürecinin buzdolabına kaldırıldığını ilan etmeleri, hem sınır ötesi hem de yurtiçinde silahlı mücadeleyi yoğunlaştırmaları, kararsız seçmene güven verdi.

Güneydoğu’da ilçelerin, mahallelerin hendekler kazılarak “kurtarılmış bölgeler” haline dönüştürülme çabaları ciddi anlamda “bölünme” endişelerini güçlendirdi ve HDP’ye destek veren seçmeni daha dikkatli davranmaya itti.

Muhalefetin özellikle MHP’nin hükümet ile ciddi anlamda koalisyon kurma niyetinin olmayışı,MHP içinde ciddi kopmalara neden oldu.

Seçmen, AK Parti olmadan hükümetin kurulmasının imkansızlığını ve kaos beklentisini kabullendi.

Türkiye seçmeninin birinci önceliği huzur ve ekonominin güvenliğidir.

Terörün tırmanmasıyla Türkiye’nin kaosa sürüklenebileceği endişesi seçmeni en çok düşündüren konuydu.

AK Parti’nin 7 Haziran’dan sonra “seçmenin mesajını aldık” ve “uyarıları dikkate alacağız” beyanlarıyla tabanın eleştirilerine kulak verilmesi ve listelerde yapılan değişiklikler çok önemliydi.

AK Parti, beş ayda oylarını 8.6 puan artırarak büyük bir başarıya imza atarken, Türkiye seçmeni aslında devletine sahip çıkma noktasında sağduyusunu ortaya koymuştur.

7 Haziran’dan bugüne ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İsrail medyası; Türkiye’nin iç ve dış siyasetine öylesine angaje ve manipülasyon içerisinde dahil oldular ki, seçmen hem dış hem de iç siyasi baskılara kendi ruh dünyasından sandıkta çıkardığı bir fotoğrafla cevap vermiştir.

Sosyolojik, siyasi ve ekonomik veriler üzerinden yapılan bütün analizler sadece havada kalmıştır.

Seçmen 7 Haziran’da AK Parti’nin kulağını çekerken 1 Kasım’da ise muhalefete çok sert bir tokat attı.

Seçmen; “Benim samimi duygularım hayallerim ve güvenimle oynama kardeşim” demiştir.

Sözün kısası seçmen ülkesinin geleceğine sahip çıkmış, “kaosa kavgaya dur demiştir.

0/5 (0 Reviews)