SON.TV/VAN
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaybolması ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedeninin bulunmasının ardından başlatılan soruşturma sürerken, Adli Tıp Kurumu raporundaki toksikolojik bulgular yeniden tartışma konusu oldu.
Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, otopside Roküronyum ve Ornidazol maddelerinin tespit edildiğini belirterek bu maddelerin Kabaiş’in ölümünde rol oynamış olabileceğini savundu. Karabulut, Roküronyumun ameliyattan haftalar sonra tespit edilmesinin açıklanamayacağını öne sürdü.
ADLİ TIP RAPORUNDA ROKÜRONYUMUN KAYNAĞI YER ALDI
Adli Tıp Kurumu raporunun kamuoyuna yansıyan sonuç bölümünde ise Roküronyum maddesinin kaynağının belirsiz olmadığına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler bulunuyor.
Raporda, Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyat sırasında Roküronyum etken maddesinin anestezi uygulaması kapsamında kendisine verildiği belirtildi.
Raporda ayrıca söz konusu etken maddenin iki aya kadar tespit edilebildiğinin bilindiği ve Rojin Kabaiş’in ölümünden yaklaşık bir ay önce geçirdiği ameliyat nedeniyle vücudunda bulunmasının tıbbi geçmişiyle uyumlu olduğu değerlendirmesine yer verildi.
ORNİDAZOL İÇİN ENFEKSİYON TEDAVİSİ DEĞERLENDİRMESİ
Raporda tespit edilen diğer madde Ornidazol oldu.
Adli Tıp Kurumu, Ornidazolün enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğunu kaydetti.
Toksikolojik incelemelerde araştırılan zehirli maddelere rastlanmadığı, tespit edilen etil alkol düzeyinin ise tek başına ölüme neden olacak seviyede olmadığı ve çürüme sürecine bağlı olarak oluşmuş olabileceği değerlendirildi.
“ZEHİRLENEREK ÖLDÜĞÜNE İLİŞKİN TIBBİ DELİL YOK”
Adli Tıp Kurumunun değerlendirmesinde toksikolojik bulgular birlikte ele alındı.
Raporda Rojin Kabaiş’in zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtildi.
Daha önce Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalarda da İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun değerlendirmesinde zehirlenme veya travmatik bir durum tespit edilmediği ifade edilmişti.
TRAVMATİK ÖLÜM BULGUSU DA TESPİT EDİLMEDİ
Adli Tıp raporunda Rojin Kabaiş’in vücudundaki travma bulguları da ayrıntılı olarak incelendi.
Otopside cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna ulaşan herhangi bir yaralanma bulunmadığı kaydedildi.
Kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması ile iç organlarda veya büyük damarlarda ölümcül nitelikte bir lezyon tespit edilmediği bildirildi.
Raporda mevcut bulgularla Kabaiş’in travmatik bir etki sonucu öldüğüne ilişkin de tıbbi delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.
ÖLÜM NEDENİ İÇİN “SUDA BOĞULMA” DEĞERLENDİRMESİ
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun daha önceki mütalaalarında, Rojin Kabaiş’in ölümünün suda boğulma sonucu meydana gelmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmişti.
Ancak boğulmanın intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda tıbben değerlendirme yapılamadığı kaydedilmişti.
AVUKAT RAPORDAKİ DEĞERLENDİRMEYE İTİRAZ EDİYOR
Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut ise Adli Tıp raporundaki Roküronyum değerlendirmesine katılmıyor.
Karabulut, Roküronyumun yarılanma süresinin kısa olduğunu savunarak maddenin ameliyattan haftalar sonra otopside tespit edilmiş olmasının ayrıca araştırılması gerektiğini ileri sürdü.
Avukat, Roküronyum ve Ornidazol bulgularının Rojin Kabaiş’in ölümünden önce kendisine bu maddelerin verilmiş olabileceğini gösterdiğini iddia etti. Bu iddia Adli Tıp Kurumunun rapora yansıyan sonuç değerlendirmesiyle örtüşmüyor.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ DEVAM EDİYOR
Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin adli soruşturma henüz sonuçlanmış değil.
Adalet Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamalarda dosyadaki tüm delillerin, Adli Tıp raporlarının, DNA bulgularının ve dijital kayıtların ayrıntılı biçimde incelendiğini bildirmişti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de Mayıs 2026’da Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla görüşmüş, olayın aydınlatılması için çalışmaların sürdürüleceğini açıklamıştı. Bakanlık ayrıca Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da dosyayla ilgili inceleme sürecine dahil edildiğini duyurmuştu.
Bu nedenle Adli Tıp Kurumunun tıbbi değerlendirmeleri ile ailenin avukatının ileri sürdüğü iddialar soruşturma kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmeye devam ediyor.
ETİKETLER: #RojinKabaiş #AdliTıpKurumu #Roküronyum #Rocuronium #Ornidazol #Van #VanGölü #RojinKabaişSoruşturması #AdaletBakanlığı #AbdurrahmanKarabulut









