SON.TV/ANKARA
Yargıda makul sürede sonuçlandırılamayan dava ve soruşturmalar için aktif süreç yönetimine dayanan yeni bir model hayata geçirildi.
174 adalet komisyonu merkezinde kurulan Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları; gecikmiş dosyaları sıralayan pasif bir kayıt birimi olarak değil, süreci tıkayan idari ve organizasyonel sorunları belirleyen, çözüm üreten ve alınan önlemlerin sonuçlarını takip eden bir yapı olarak çalışacak.
Yeni sistemin ayrıntıları, HSK tarafından yayımlanan Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları Rehberi ile HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu’nun kaleme aldığı “Gecikmeyi yönetmek değil, sistematik olarak ortadan kaldırmak” başlıklı yazıda açıklandı.
174 ADALET KOMİSYONU MERKEZİNDE KURULDU
Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, HSK Genel Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli ve 2026/280 sayılı kararı ile Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek’in 30 Temmuz 2026 tarihli oluru doğrultusunda 174 adalet komisyonu merkezinde kuruldu.
Bürolar; adli yargı ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde faaliyet gösterecek. Mülhakat adliyeleri de yeni çalışma modelinin kapsamına alınacak.
Yeni yapılanmayla hedef süreyi aşan dosyaların yalnızca sayısal olarak belirlenmesiyle yetinilmeyecek. Dosyaların neden sonuçlandırılamadığı araştırılacak ve gecikmenin kaynağına göre çözüm geliştirilecek.
GECİKMEYİ DOĞURAN NEDENLER TEK TEK ARAŞTIRILACAK
Yeni çalışma modelinde gecikmenin;
- Tebligat işlemlerinden,
- Beklenen bilirkişi raporundan,
- Zamanında yerine getirilmeyen talimattan,
- Kolluk işlemlerinden,
- Gerçekleştirilemeyen keşiften,
- Kamu kurumlarından gönderilmeyen bilgi ve belgelerden,
- Dönemsel iş yükü artışından,
- Personel veya ihtisaslaşma ihtiyacından
kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenecek.
Sorun yalnızca rapora yazılmayacak. İlgili kurumlarla iletişim kurulacak, gerekli yazışmalar gerçekleştirilecek, çözüm için alınan tedbirler izlenecek ve işlem sonuçlanıncaya kadar takip edilecek.
DOSYALARIN NEDEN BEKLEDİĞİ BELİRLENECEK
Bürolar, mahkeme ve Cumhuriyet başsavcılıklarının ortalama dosya görülme ve bekleme süreleriyle hedef sürelere uyum oranlarını düzenli şekilde izleyecek.
Uzun süren dava ve soruşturmalar, UYAP kayıtları ve istatistiksel veriler üzerinden analiz edilecek. Gecikmenin idari, yapısal veya iş yüküne bağlı nedenlerden hangisinden kaynaklandığı belirlenmeye çalışılacak.
Makul süreyi aşan dosyalarda hızlandırıcı idari tedbirler geliştirilecek. Yerel düzeyde çözülebilecek sorunlara mahallinde müdahale edilirken birden fazla kurumu ilgilendiren konular HSK, Adalet Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde ele alınacak.
KOMİSYON BAŞKANLARI ADLİYE İÇİNDEKİ SÜRECİ YÖNETECEK
Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının faaliyetleri, ilgili adalet komisyonu başkanı ile Cumhuriyet başsavcısının genel yönetim ve sorumluluğu altında yürütülecek.
Adalet komisyonu başkanları, mahkemelerin yargısal faaliyetleriyle bağlantılı idari iş ve işlemlerin koordinasyonunu sağlayacak.
Hedef süreler, uzun süren davalar, ortalama dosya görülme ve bekleme süreleri ile tebligat, bilirkişi, keşif ve talimat işlemlerindeki aksaklıklar takip edilecek.
Komisyon başkanları, hâkimlerin görüş ve önerilerinin alınmasını, gecikmelerin nedenleri üzerinde ortak değerlendirme yapılmasını ve adliye içerisinde uygulanabilecek çözümlerin geliştirilmesini sağlayacak.
Mahkemelerden bilgi talepleri yalnızca büronun görev alanıyla sınırlı olacak ve adalet komisyonu başkanlığı aracılığıyla gerçekleştirilecek.
BAŞSAVCILAR ADLİYE DIŞINDAKİ TIKANIKLIKLARI ÇÖZECEK
Cumhuriyet başsavcıları, dava ve soruşturma süreçlerinde adliye dışındaki kamu kurumları, kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerden kaynaklanan idari ve organizasyonel sorunların çözümünde görev üstlenecek.
Kolluk işlemleri, kurumlara gönderilen yazıların cevaplandırılması, bilgi ve belge talepleri, bilirkişi süreçleri ve diğer dış işlemler nedeniyle yaşanan gecikmeler Cumhuriyet başsavcılarının koordinasyonunda ele alınacak.
Başsavcılar gerekli kurumlar arası iletişimi ve yazışmaları yürütecek, alınan tedbirlerin uygulanmasını izleyecek ve işlemlerin sonuçlandırılması için süreci takip edecek.
Böylece adliye dışında ortaya çıkan bir aksaklığın dava veya soruşturmayı belirsiz süreyle durdurmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
HSK TETKİK HÂKİMLERİ 174 MERKEZLE EŞLEŞTİRİLDİ
Yeni yapılanmanın yalnızca adliyelerde büro kurulmasıyla sınırlı olmadığı açıklandı.
HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu’nun verdiği bilgiye göre, HSK’de görev yapan tetkik hâkimleri, iş yükü ve ihtiyaçlar gözetilerek 174 adalet komisyonu merkeziyle orantılı biçimde eşleştirildi.
Tetkik hâkimleri, sorumlu oldukları komisyon merkezleriyle düzenli temas kuracak. Sahada karşılaşılan sorunlar gecikmeden HSK’ye aktarılacak; süreç takibi, organizasyon ve koordinasyon doğrudan iletişim yoluyla yürütülecek.
Mahallî bürolarla HSK bünyesindeki Yargının Etkinliği Bürosu arasında sürekli ve sonuç odaklı bir bağlantı kurulacak.
Bir adliyede geliştirilen başarılı çözüm yöntemlerinin de diğer adliyelere örnek olması amacıyla ülke genelinde paylaşılması sağlanacak.
174 MERKEZİN YIL SONU SONUÇLARI HSK TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLECEK
Yıl sonunda hazırlanacak raporlarda, makul süreyi aşan dava ve soruşturmaların çözümüne yönelik geliştirilen yerel yöntemler, sağlanan kurumlar arası koordinasyon, alınan idari tedbirler ve bu tedbirlerin sonuçları yer alacak.
Bu raporlar HSK tarafından kurumsal etkinlik açısından değerlendirilecek. Adalet komisyonu başkanları ile Cumhuriyet başsavcılarının gecikmelerin giderilmesine yönelik yönetsel gayretleri ve geliştirdikleri çözüm modelleri de değerlendirme kapsamında ele alınacak.
Ancak açıklanan modelde, “dosya çözme oranlarının” hâkim ve savcıların kişisel sicil veya disiplin performansına dönüştürülmesi öngörülmüyor. Değerlendirmenin bireysel denetim yerine yönetsel gayreti destekleme, başarılı uygulamaları görünür kılma ve iyi örnekleri ülke genelinde yaygınlaştırma amacı taşıdığı özellikle vurgulandı.
TEFTİŞ VE DİSİPLİN MEKANİZMASI OLMAYACAK
Büroların faaliyetleri teftiş, denetim, araştırma, inceleme veya soruşturma niteliği taşımayacak.
Hazırlanan veri, rapor ve değerlendirmeler hâkim ve Cumhuriyet savcılarının;
- Disiplin süreçlerinde,
- Sicil işlemlerinde,
- İş cetvellerinde,
- Derece yükselmelerinde,
- Birinci sınıfa ayrılma değerlendirmelerinde
kullanılmayacak.
Sistemin amacı gecikmenin sorumluluğunu dosyaya bakan hâkim veya Cumhuriyet savcısına yüklemek değil; tıkanmaya yol açan bütün idari ve organizasyonel unsurları görünür hâle getirerek yargı mensuplarının çalışmalarını kurumsal koordinasyonla desteklemek olacak.
MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞI KORUNACAK
Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları mahkeme kararlarını incelemeyecek, yargısal takdire müdahale etmeyecek ve kanun yolu mercii gibi çalışmayacak.
Soruşturma ve yargılamaların içeriğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmayacak. Çalışmalar mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerine bağlı kalınarak yürütülecek.
Bürolar yalnızca dava ve soruşturmaların zamanında tamamlanmasını engelleyen idari, yapısal ve organizasyonel sorunlara odaklanacak.
ALO ADALET 135 ÜZERİNDEN BAŞVURU ALINACAK
Vatandaşlar, devam eden dava ve soruşturmalarda makul süreyi aşan gecikmelere ilişkin taleplerini Alo Adalet 135 veya bürolara doğrudan yazılı başvuru yoluyla iletebilecek.
Başvuru sonrasında dosyanın aşaması, bekleme süresi ve hedef süreye uyumu incelenecek. Gecikmenin kaynağı analiz edilerek başvuru sahibine süreç hakkında bilgi verilecek.
Mahkeme kararlarına ilişkin itirazlar, yargısal takdir kapsamındaki konular ve yalnızca hâkim veya savcılar hakkında şikâyet içeren başvurular değerlendirmeye alınmayacak.
Sistemin, vatandaşın yalnızca talep ileten değil, gecikmenin kaynağı ve çözüm süreci hakkında bilgilendirilen taraf olmasını sağlaması hedefleniyor.
“GECİKMEYİ SİSTEMATİK OLARAK ORTADAN KALDIRMAK”
HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, yeni yapılanmanın hedefini, gecikmeleri geçici tedbirlerle yönetmek yerine nedenleriyle birlikte sistematik biçimde ortadan kaldırmak olarak açıkladı.
Büroların gecikmiş dosyaların listelendiği pasif bir birim olmadığını belirten Kuloğlu, tıkanan süreçlerin önünü açan, çözüm üreten, tedbirlerin sonuçlarını izleyen ve aynı sorunun yeniden yaşanmasını önlemeyi amaçlayan aktif süreç yönetimi merkezleri olduğunu vurguladı.
Yeni dönemin yaklaşımı şu ifadelerle özetlendi:
“Her dosyada makul süre, her adliyede etkinlik, yargıda sıfır gecikme.”
ETİKETLER:
#HSK #TuranKuloğlu #AkınGürlek #YargıdaSıfırGecikme #YargıHizmetlerininEtkinliği #AloAdalet135 #MakulSüredeYargılanma #AdaletKomisyonu #CumhuriyetBaşsavcılığı #SonTV









