SON TV

Yabancı yatırımlarda hukuki süreç

Joint Venture anlaşmaları

Birbirinden bağımsız firmaların, belirledikleri bir strateji üzerinden kaynaklarını birleştirerek ekonomik amaçlarını gerçekleştirmek üzere birlikte hareket etmeleri olarak tanımlanabilen ortak girişim, Joint Venture, yerli ve yabancı bir çok firmaya büyüme ve vergileri minimize etmek adına bir hukuki araç olmakla birlikte, Türk Hukuku’nda belirli bir düzenlemesi bulunmamakta ve adi şirket olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, Türkiye, yabancı yatırımları destekleyen bir ülke olmasına bağlı olarak 4876 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ile yabancı-yerel girişimcileri hak ve sorumlukları itibariyle eşit tutarak, yabancı yatırımlar konusunda atılan adımları hızlandırmış ve bununa ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.
Joint Venture anlaşmalarını, özellikle yabancı yatırımcılar gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımlarında yerel ortak ile birlikte bir işbirliği içerisine girerek,kar payını arttırmak, vergi teşvik ve avantajlarından yararlanmak, yerel girişimcilere ise gelir seviyesi ve ürün talebinin yüksek olduğu pazarlara açılarak büyüme imkanı elde etmek için kullanmaktadırlar.
Doğru ortak seçimi, firmanın hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynamakta olup, yatırımın ortak girişim çerçevesinde gerçekleştirileceği, gelişmekte olan ülkede, yerel ortak, yabancı ortağa yerel koşullar hakkında bilgi, yerel sermaye, yerel malzeme, işgücü temin etmekte, ortaklığın kurumlarla ilişkilerini düzenlemekte iken, yabancı ortak ise sermaye, teknik bilgi, teknoloji ve finans konularında girişimi desteklemektedir.
Ortakların Joint Venture anlaşmalarında, iş sahibine karşı müteselsil sorumlulukları mevcut iken, Konsorsiyum anlaşmalarında, bu sorumluluk, kısmidir, buna dayalı olarak tarafların iş sahibine karşı sorumluluğu sadece yerine getirdikleri iş ile sınırlı kalmaktadır. Tümü Türk Hukuku’nda adi şirket olarak işaret edilen bu tür anlaşmalara uygulamada, altyapı ihaleleri gibi büyük projelerde birlikte çalışmak üzere yerli ve/veya yabancı firmaların bir araya gelmelerinde ve bununla sınırlı kalmayıp, gelişmekte olan ülkelerde yatırımlarını gerçekleştirmek isteyen yabancı yatırımcılar yerel firmalar ile ortaklıklar kurarak, yeni pazar arayışlarında ve bazı vergi muafiyetlerinden faydalanmak üzere yine bu müesseseye başvurmaktadırlar.
Joint Venture müessesinden faydalanmak isteyen firmaların ihtiyaç ve hedeflerini detaylı bir şekilde değerlendirmesi, taraflar arasında kaynakların paylaşımının en iyi şekilde yapılarak bir ‘’Business Plan’’ oluşturulması, ortaklık kararının güven içinde kesinleşmesi için ‘’Due Diligence’’ raporunun hazırlanması, görüşme ve mutabakatlar akabinde, Teknik Destek (Tecnical Assistance Agreement),

Ana Sözleşme (Main Contract), Hisse Satış anlaşması (Shareholders’ Agreement) konularında yerel ve yabancı mevzuat konusunda uzmanlığı bulunan hukukçulardan destek almaları, firmaların ortak girişimin gerçekleşmesi ve sonrasında da karşılaşabilecekleri sorunları ortadan kaldırmalarına ve risk değerlendirmesini en iyi şekilde yapabilmelerine yardımcı olacaktır.