SON TV

Kaplıcalar, Psikiyatrik hastalık ve rehabilitasyon

KAPLICALARIN PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA KORUYUCU VE REHABİLİTASYON ETKİSİ

Turizm, hızlı sanayileşme ve karmaşasında, beden ve ruh sağlığı açısından dinlenme, kendini yenileme ve zenginleştirme ihtiyacını karşılayan sosyal, kültürel ve insani bir hizmettir. Bir başka tanıma göre ise; insan psikolojisinin sonucu olarak ortaya çıkan, ortam değiştirme, kaçma, uzaklaşma, değişiklik olayıdır.(1)

Tüm dünyada turizm hareketleri önüne geçilmez biçimde artmaya devam etmektedir. 2010 yılı içinde yaklaşık 935 milyon insan farklı sebeplerle turizm hareketleri içinde yer almıştır.(2)

İnsanın uluslararası turizme yönelten faktörlerden biri de sağlıktır. 2010 yılında sağlık turizminin büyüklüğü 100 milyar doları bulmaktadır. Yılda 22 milyon kişi sağlık amacıyla seyahat etmektedir. ABD, Hindistan, Tayland, Malezya, Singapur gibi ülkelerin ön plana çıktığı bu sektörde Türkiye de payını artırmak istemektedir. 2008’de 40 değişik ülkeden 74 bin kişi ülkemize gelmişken, 2010 yılında bu rakam 110 bine yükselmiştir.(1,2,3)

Türkiye’de sağlık turizmi için gelenlerin önemli bir kısmını kaplıca ve termal tesisleri ziyaret edenler oluşturmaktadır.(1,3,4) 2005 yılında Alman tatilcilerinin %8’i sağlık turizmi yapmışlar ve İspanya ile İtalya’dan sonra üçüncü sırada ülkemizi tercih etmişlerdir.(4)
(*) Kırklareli Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu

Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye, kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından dünyada ilk yedi ülke arasına girmektedir. 1600 termal kaynaktan 200’ünün üzerinde termal merkez oluşturulmuş olup diğerleri yeni yatırımcılar beklemektedir. (2,3) 10 yıllık bir vadede 1500 olan yatak kapasitesinin 150.00’e ulaşması hedeflenmektedir.(1)

Günümüzde turizm yalnız eğlenmek, yeni yerler ve insanlar görmek için değil; aynı zamanda şifalı su kaynaklarından ve iklim tedavisinden de yararlanmak için yapılmaktadır. Ülkemizin her bölgesinin sağlık turizminin belli alanında markalaşması hedeflenmektedir.(1) Afyon kaplıca başkenti olarak bu yönde zengin potansiyele sahip bir ilimizdir.

Yeraltı suları yüzyıllardır kullanılmasına rağmen klinik sonuçlarının araştırılmasına yeni başlanmıştır. Termal suların banyo, içme veya inhalasyon yoluyla tedavi şekline balneoterapi (tıbbi hidroloji, termal tedavi veya spa) denmektedir.(5) Genel anlamda sağlığı, zindeliği, estetik ve güzelliği, iyileşmeyi su ve suyun iyileştirici gücüyle kazanma anlamına gelir. Spa ayrıca bireye bedensel ve ruhsal açıdan iyileştirme veya terapi hizmeti sunmayı amaçlayan merkez manasına da gelmektedir.(6)

Kaplıcanın Sağlıkta Kullanılması
Kaplıcalar; kas ve iskelet, sinir, sindirim ve dolaşım hastalıklarında, idrar yolları ve üreme organı rahatsızlıklarında, alt ve üst solunum yolları ile cilt ve genel hastalıklarda endikasyon alanlarına sahiptir. Ancak bugün özellikle romatoid artrit, ankilozan spondilit ve psoriatik artrit gibi romatizmal hastalıklarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca osteoartritte, kronik bel ağrılarında da etkilidir.(6,7,8)

Son yıllarda kaplıcanın fibromiyaljideki terapötik yönüne yönelik araştırmaların arttığını görüyoruz.(5,9,10,11)

Kaplıcanın şifa verici etkisi birçok yolla olur. Bunlar arasında:

Psikolojik rahatlatıcı ve genel iyilik hali verici etkisi.
Kaplıcanın bulunduğu ortamın ve iklimin etkisi.
Orman havası. Yeşilliğin göze ve solunum sistemine faydası.
Kişinin içinde bulunduğu problemli çevreden ve patojenik faktörlerden uzaklaşması.
Günlük yaşantının düzenli olması.
Vücudun hormon salgısının uyarılması ile oluşan tepki
Kan damarlarını genişletici, dolaşımı hızlandırıcı, ter ve toksini vücuttan uzaklaştırıcı etki.
Vücut hücrelerini yenileyici, yaşlanmayı yavaşlatıcı etki.
İştah artırması, bünyesel zayıflıkları gidermesi.
Ağrıları azaltıcı, morfin benzeri doğal hormonları salgılatıcı etkisi.
Destek yöntemleri (sağlık eğitimi, psikolojik destek, diyet düzenlemesi)
Vücut dinamizmini yenilemesi, zindelik vermesi.
İstirahat ve tatil etkisi.
Plasebo etkisi.

Kaplıca ve Psikiyatrik Hastalıklar
İşte bu etkilerden dolayı kaplıcaların psikiyatrik bozukluklardan korunmada ve tedavide kullanılması gerektiği kanısındayız. Literatürde bu konuda çeşitli yayınlar mevcuttur.
Termal sular sedatif etkileri sebebiyle fibromiyalji ve psikosomatik hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.(5,12)
Su terapisi (Spa) sayesinde ferahlanmak, stresten arınmak ve aynı zamanda daha sağlıklı bir cilde sahip olmak mümkündür.(5)
Kaplıca banyosu sonrasında kanda kortizol seviyesinin önemli derecede azaldığı gösterilmiştir. Bu da stresin azalması demektir.(11,13,14)
Japonya’da 3341 çalışan üzerinde yapılan bir çalışmada, SPA’nın fizik ve mental kapasitede artma sağladığı tespit edilmiştir. Balneoterapi psikosomatik hastalıklarda oldukça yararlı olabilmektedir.(5)
Yine uyku kalitesini yükseltmede de etkili bir metoddur.(5,15,16)
Kilo kontrolünde ve egzersiz alışkanlığında etkili olduğu gösterilmiştir.(17) Orta yaşlı ve yaşlı kadınların hayat kalitesine de olumlu etkisi vardır.
Balneoterapi kognitif melekeleri güçlendirmekte ve günümüzün korkutan rahatsızlığı Alzheimer’e karşı bireyi korumaktadır.(18)
Balneoterapi yaşlı hastalarda ağrıyı hafifletmekte ve yaşam kalitesini yükseltmektedir.(19,20)
SPA’nın halet-i ruhiye üzerinde de olumlu etkisi vardır. Anksiyete, depresyon, kızgınlık ve öfke, yorgunluk gibi rahatsızlıklarda da faydalıdır.(12,21)
Termal terapi kronik yorgunluk sendromunda de etkilidir.(12,22)
Mesleki tükenmişlik semptomlarının iyileştirilmesinde kaplıca terapisi yardımcı bir önlem olabilir. Kaplıca; iskelet –kas ağrıları gibi kronik rahatsızlıkların tedavisini amaçlayan doğal tedaviler ve fiziksel terapilerden yararlanan, bir yandan da egzersiz, diyet, gevşeme, eğlence, doğa ve istirahat yöntemleri kullanarak hastaların sağlık ve mutluluğunu düzelten, kompleks bir tedavi programı olarak görülmelidir.(12)
Yoğun ve kontrol edilemeyen endişe ve anksiyete ile karakterize olan ve en az 6 aydır devam eden genelleşmiş anksiyete bozukluğunda kaplıca terapisinin etkili olduğu gösterilmiştir.(14,23) Balneoterapi anksiyete bozukluğu olan hastalara önerilmelidir.(24) Kaplıca terapisinin anksiyetinin gerek somatik gerekse psişik belirtileri düzeltmedeki yararı kanıtlanmıştır.
Daha 2010 yılında yapılan bir çalışmada balneoterapinin genelleşmiş anksiyete bozukluğu tedavisinde çok yararlı olduğu gösterilmiştir. Üstelik bu çalışmaya katılan hastalar kaplıca merkezlerinin yakınında yaşıyor ve ayaktan hasta olarak tedavi görüyorlardı. Bu sebeple gözlenen sonuçlar hastaların olağan ve patojenik alabilecek ortamlarından uzaklaşmasının bir sonucu olarak yorumlanamazdı.(23)

Ayrıca olumsuz deneyimlerinden dolayı çalışmadan ayrılma oranının çok düşük olması ve ciddi yan etkilerinin bulunmayışı sonucu balneoterapinin güvenli ve iyi tolere edilen bir tedavi şekli olduğu bu çalışmayla anlaşılmıştır.

Tartışma ve Sonuç

Profesyoneller arasında balneoterapinin çeşitli türlerdeki somatik ve psikiyatrik bozukluklar için etkili bir tedavi olarak kabul edilebileceği yönünde bir uzlaşı mevcutsa da bu daha çok gözlemsel araştırmalara dayanmaktadır.(23) Ancak günümüzde balneoterapi ile psikiyatrik hastalıkların fayda göreceği hususunda da çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Kaplıca tedavisinin stresi azalttığı, uykuyu düzenlediği, psikosomatik hastalıklara yarar verdiği, fizik ve mental kapasiteyi artırdığı, kognitif melekeleri güçlendirdiği, kronik yorgunluk sendromunda, genelleşmiş anksiyete bozukluğunda ve mesleki tükenmişlik semptomlarının giderilmesinde etkili olduğu gösterilmiştir.

Günümüzde sanayileşme ve çarpık şehirleşme toprağı, havayı, suyu, çevreyi kirletmiştir. Bir de buna gürültünün dayanılmazlığı eklenirse insanlar belirli bir süre için olsa da sağlıklı bir iklimde bulunarak bedeni ve zihni olarak dinlenmeye ihtiyaç duymaktadırlar. İşte kaplıca tedavisi; hem temiz hava ile solunum ve dolaşım sistemini rahatlatarak hem de hastalıklardan korunmayı sağlayarak uygun tatil imkânı vermektedir.

Artık tatili sadece yazları sahillere hücum ederek, pasif bir tarzda güneş ve kum anlayışından ibaret görmek doğru değildir. Doğayla iç içe, oksijeni bol bir ortamda egzersiz ve yürüyüşler yaparak, uykuyu ve beslenmeyi düzene sokarak yapılan, üstelik bütün mevsimlere yayılabilecek imkâna sahip olan kaplıca tatili hem sağlık kazandıracak hem de zindelik ve canlılık verecektir.

YAZARIN SON YAZILARI
Yaşlılıkta cinsellik - 17 Şubat 2017
Anne ile sohbet - 10 Mayıs 2016
Yürüyüş - 2 Ocak 2016
İyilik terapisi - 6 Ekim 2015