SON TV

Gürüz’ün İntihar Girişimi

Bir zamanların muhteşem YÖK Başkanı Halil Kemal Gürüz, hepimizin malumu üzere, 28 Şubat davasından tutuklu. Ben her tutuklu için üzülürüm. Sonuçta hepsi de insan. İnsan oğlu hata yapabilir, başkalarına zarar verebilir. Bunlar olağan şeyler.
Kemal Gürüz, sekiz yıllık YÖK Beyliği, beş yıllık KTÜ rektörlüğü döneminde çok insanın canını yaktı. Aileler perişan oldu. Çoluk çocuk rezil oldu, ana baba gözyaşı döktü. En çok benimle uğraştı. Ankara Adliyesi koridorlarının dili olsa da konuşsa. Sürekli tazminat davası. Benim yüzümden 30 bin liradan fazla para aldı. Avukatı Sedat Aksakallı, kendi görüşünde ve MHP’li.
O tarihlerde Gazi Rektörü Rıza Ayhan’dı. O da MHP’li. Bunun da avukatı aynı kişi. Ben Rıza’yı YÖK’e şikayet ediyorum, rektörün verdiği cezayı onaylamasın diye Gürüz’e başvuruyorum. Ananı bilmem ne eden kadı kime şikayet edeceksin hikayesi gibi, avukatı aynı kişi olan kişiyi kime şikayet edeceksin. Nitekim öyle oldu. Birinin verdiği cezayı öteki onayladı, birinin aç dediği soruşturmayı öteki açtı.
Bir davada Yenişafak Gazetesi’nin avukatı Şule, “Hocam biz bu davayı yitiririz, çünkü biz Yenişafak’ız” dedi. Yargı da böyleydi. Derin devlet dostu yargıçlar iş başında idi. Biz hep yitirdik. Gürüz zengin olmasa bile bir araba parası kazandı. O tarihlerde laikçi, Atatürkçü geçinmek dava kazanmaya yetiyordu.
Gürüz, Türk Dili’ne de çok zarar verdi. O’nun için dünyada tek dil Amerikanca olmalıdır. Bunu açıktan söyleyince ülkücülerle arası açıldı. Daha sonra, Atatürk ticareti yapan CHP liler ile kimi sosyal demokratlarla dost oldu. İnanılmaz ama, bu kesimin değişmez gazetesi Cumhuriyet’e yazar, CHP’ye danışman oldu. Buna rağmen bu kesim kendisini yürekten kucaklamaz.
28 Şubat’ın fikir babası oldu. Daha önce üniversitesine aldığı Mehmet Bekaroğlu gibi şeriatçılara ! düşman oldu. Çünkü devir değişmişti. Üniversitelere rektör atarken MGK, MİT raporlarına önem verdi. Rektörleri ağlattı. Bazılarını korkuttu ve attı. Onlar da hiç sıkılmadan kendisine hoca usluluğu ile boyun eğdiler istifa ettiler. Birkaç gün önce Muğla rektörü Mansur Harmandar’ın eşini gördüm, “Bizim sekiz yılımızı yedi” dedi. Haklıydı. Mansur 2000’de en çok oy aldığı halde rektörlük makamına sekiz yıl sonra oturabildi. Bu mağdurluğun ölçüsü olabilir mi? Neymiş eşi türbanlı, hoca rakı içmiyormuş. Hepsi de yalan. Kaldı ki ölçü bu mu olmalı.
Bozuk zihniyetiyle binlerce insana zarar verdi. Sürgünler, işten atmalar, yükseltmemeler, doçentlik jürilerine adaylar hakkında şeriatçı diye mektup yollamalar, şu kişiler mürtecidir, izleyin şeklinde yazmalar hep O’nun döneminde olmuştur.
Efelik tavırları sergilerdi. Şimdi anlıyoruz ki arkasında mağrur paşalar varmış. Türkiye O’nundu. Diğerleri ya teferruat ya da vatan haini idi. Şimdi bu zat on aydır cezaevinde. Daha ne kadar yatacak belli değil. Yaptığı kötülükler için mağdurlardan özür dilemelidir. Bu zatın bu hallere düşeceğini aklımdan geçirmiyordum. Ünlü söz var, “Ne oldum dememeli ne olacağım demeli” diye. Kız kardeşim Fatıma söyledi, bizim köyde, “Büyük konuşma eşikte bekler” sözü varmış. Gürüz kardeşim hem ben ne oldum dedi, hem de hep büyük konuştu,
Şimdi bu muhterem camla intihar bileğini kesmeye kalkmış. Şimdi de odasına camdan yapılı eşya vermiyorlarmış. Şu psikolojiye bakınız. Üzülmedim desem yalan olur. Başta söyledim, nihayet o da insan. Gerçi ben hayvanlar için de üzülürüm.
Bu arada şunu da belirtelim. Kafasına uygun ve sol görünen yeni dostlarının gazetesi Sözcü’de köşe yazarı Mehmet Türker (16. 06. 13) şöyle buyuruyor: “YÖK Başkanlığına kadar yükselmiş çok başarılı bir bilim insanı eğer intihara teşebbüs ediyorsa, hak-hukuk-adalet kavramları onun için bitmiş demektir” Ben yazara sormak isterim, bu zat hangi nedenle çok başarılı bilim insanı oluyor; O’nun mağdur ettiği binlerce kişinin hakkı, hukuku, adaleti yok muydu?.
Gürüz adına üzgünüm. Ama yapılacak bir şey yok. Milletin ahı çıkıyor. Makam sahipleri ben ne oldum abi sendromuna tutulmamalıdır. “Gürüz Vak’ası” derslerle doludur. Ben Amerrikancıyım, büyükelçilerlle kanka gibiyim demek de kurtarmıyor. Benden bir yaş küçük. Öğüt verebilirim. “Özür diliyorum, yanlış yapmışım, o günkü düşüncem oydu, beşer şaşar” desin hep birlikte sağlıklı ömür ve af dileyelim. Benden bu kadar.

YAZARIN SON YAZILARI
AYM-ASKER YEMEĞİ - 4 Ocak 2014
Mehmet Akif Ersoy - 25 Aralık 2013
Fişleme ve MGK - 12 Aralık 2013
MGK Kararı - 2 Aralık 2013
Yeniden Dershane - 21 Kasım 2013
YÖK 32 Yaşında - 11 Kasım 2013
Cumhuriyet - 2 Kasım 2013
Yeni Diyarbakır - 22 Ekim 2013
İslam ve Terör - 4 Ekim 2013